• Yumuşak doku tümörleri, vücudun kas, yağ, bağ dokusu, damar ve sinir kılıfı gibi yapılarından köken alan iyi veya kötü huylu kitlelerdir.
• Hastalar genellikle “şişlik” şikayetiyle doktora başvurur.
• Bu şişliğin büyüme hızı, tümörün karakteri hakkında önemli bilgiler verir:
• Yavaş büyüyen lezyonlar çoğu zaman iyi huylu (benign),
• Hızlı büyüyenler ise kötü huylu (malign) olma eğilimindedir.
Ağrı, genellikle tümörün ileri evrelerinde — çevredeki damar veya sinir yapılarına baskı yapmasıyla — ortaya çıkar.
• İyi huylu yumuşak doku tümörleri, kötü huylulara göre yaklaşık 100 kat daha sık görülür.
• Ancak kötü huylu (malign) olanlar, tedavi edilmezse ciddi sakatlıklara veya yaşam kaybına yol açabilir.
• Yumuşak doku sarkomları, bu kötü huylu tümörlerin genel adıdır.
Bugüne kadar 100’den fazla farklı histolojik ve moleküler alt tipi tanımlanmıştır ve her biri farklı bir klinik davranış gösterebilir.
Genel olarak, yumuşak doku sarkomları, kemik sarkomlarına göre yaklaşık iki kat daha sık görülür.
Yumuşak doku tümörlerinde en sık görülen belirtiler şunlardır:
• Ağrısız kitle veya şişlik
• Bölgesel dolgunluk veya sertlik hissi
• Hareket kısıtlılığı (özellikle ekleme yakın lezyonlarda)
• Geç dönemde ağrı (damar/sinir basısına bağlı)
Kitle hızla büyüyorsa, ağrı başlamışsa veya cilt yüzeyinde renk değişikliği/yaralanma varsa mutlaka bir ortopedik onkoloji uzmanına başvurulmalıdır.
Tanı sürecinde ilk adım ayrıntılı fizik muayenedir.
Ardından lezyonun boyutu, derinliği ve çevre dokularla ilişkisi görüntüleme yöntemleriyle değerlendirilir:
• Manyetik Rezonans (MR): Tümörün sınırlarını ve komşuluklarını gösterir.
• Bilgisayarlı Tomografi (BT): Özellikle kas içi veya kemik komşuluğundaki lezyonlarda detay sağlar.
• Biyopsi: Kesin tanı için gereklidir.
Yumuşak doku sarkomlarının tedavisi, deneyimli bir multidisipliner ekip (ortopedik onkolog, medikal onkolog, radyolog, radyasyon onkoloğu, patolog) tarafından planlanmalıdır.
Tedavi planı; kitlenin boyutuna, lokalizasyonuna ve vital yapılara yakınlığına göre belirlenir.
Cerrahi Planlama
• Tedavinin temeli, **tümörün geniş sınırlarla çıkarılması (rezeksiyon)**dır.
• Amaç, hem tümörü tamamen çıkarmak hem de fonksiyonel kaybı en aza indirmektir.
• Özellikle 3 cm’den büyük lezyonlar dikkatle değerlendirilmelidir.
Bazı olgularda cerrahi öncesinde radyoterapi (ışın tedavisi) uygulanabilir.
Bu sayede tümör boyutu küçültülür ve çıkarılacak alanın güvenli sınırları genişletilir.
Yumuşak doku tümörleri, sıklıkla masum şişlikler olarak başlasa da, bazen ciddi tümörlerin habercisi olabilir. Bu nedenle uzun süredir mevcut veya büyüme eğilimi gösteren her şişlik dikkatle değerlendirilmelidir.
• “Şişlik” veya “kitle” şikayetlerini hafife almayın.
• Büyüme hızı, ağrı ve derin yerleşim önemlidir.
• Erken dönemde yapılan doğru biyopsi, tanı ve tedavi başarısını belirler.
• Deneyimli ortopedik onkoloji ekipleriyle planlanan tedaviler, hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırır.
Ortopedik onkoloji alanında uzmanlaşmış Doç. Dr. Osman Civan ve ekibi tarafından Yumuşak Doku Tümörü olan hastaların tanısı, tedavisi, hastaya özel tedavilerle tümörün çıkarılması ve rekonstrüksiyon ameliyatları başarılı bir şekilde yapılmaktadır.