Bir kemik tümörünün veya sarkomun neden ortaya çıktığı kesin olarak bilinmemektedir.
Bu tümörler nadir görüldüğü için geniş kapsamlı araştırmalar yapmak zordur. Bazı vakalar genetik değişikliklerle ilişkilidir. Örneğin Nörofibromatozis gibi genetik sendromlar, sarkom gelişimine zemin hazırlayabilir.
Ayrıca daha önce başka bir kanserin tedavisinde uygulanan radyoterapi (radyasyon) da, yıllar sonra kemik sarkomlarına yol açabilir. Sigara-akciğer kanseri ya da meme kanseri-genetik yatkınlık ilişkisine benzer şekilde, bazı kişilerde ailesel (kalıtsal) risk faktörleri söz konusudur.
Bu iki kavram sıklıkla karıştırılır:
• Kemik tümörü, kemikten veya kemiğin içinden anormal şekilde büyüyen dokudur. Bu doku iyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign) olabilir.
• Kemik kanseri ise yalnızca kötü huylu olan kemik tümörlerini ifade eder.
Kötü huylu kemik tümörleri doğrudan kemikten kaynaklanabileceği gibi (osteosarkom, Ewing sarkomu, kondrosarkom gibi), başka organlardaki kanserlerin kemiğe metastazı sonucu da gelişebilir.
Meme, akciğer, prostat, böbrek ve tiroid kanserleri en sık kemiğe metastaz yapan kanserlerdir.
İyi huylu kemik tümörleri (benign) kanser değildir.
• Genellikle sadece bulunduğu kemikte sınırlıdır ve vücudun başka bölgelerine yayılmazlar.
• Büyüdüklerinde çevredeki damar, sinir veya tendonlara bası yapabilir,
ya da kemiği zayıflatarak kırık riskini artırabilirler.
Kötü huylu kemik tümörleri (malign) ise yayılma (metastaz) potansiyeline sahiptir.
• En sık akciğerlere metastaz yaparlar.
• Bu tür tümörler bulunduğu kemikte yıkıma ve şekil bozukluğuna yol açabilir.
Örneğin kemiğe sıçrayan bir meme kanserinde, mikroskop altında görülen hücreler hâlâ “meme kanseri” özelliklerini taşır.
Sarkom, kötü huylu tümörlerin özel bir grubudur. Kemik, kıkırdak, kas, bağ dokusu veya damar yapılarında gelişen kanser türlerine sarkom denir.
Yunanca kökenli bu kelime “şişkin” veya “balık eti görünümü” anlamına gelir — çünkü tümör dokusu cerrahi sırasında bu görünüme sahiptir.
Örnekler:
• Osteosarkom: Kemik yapan sarkom
• Kondrosarkom: Kıkırdak yapan sarkom
Sarkomlar, tüm kanserlerin yaklaşık %1’ini oluşturur.
Karsinomlar ise (örneğin akciğer, meme veya prostat kanserleri) çok daha yaygındır.
• Karsinomlar: Epitel veya glandüler hücrelerden kaynaklanır. Eğer kemikte görülürse genellikle başka bir organdaki karsinomun kemiğe metastaz yapması sonucu oluşmuştur.
• Sarkomlar: Kemik, kas, kıkırdak, damar gibi destek dokulardan gelişir. Yani doğrudan kemiğin kendisinden kaynaklanır.
Primer (doğrudan kemikten kaynaklanan) kemik sarkomları oldukça nadirdir.
Tüm kanserlerin sadece %1’ini oluştururlar.
En sık görülen kemik sarkomu osteosarkomdur.
• Osteosarkom ve Ewing Sarkomu: Çocukluk ve genç erişkinlik döneminde
• Kondrosarkom: Erişkin ve ileri yaşlarda daha sık görülür.
Cinsiyet açısından belirgin fark yoktur; erkek ve kadınlarda benzer sıklıkta ortaya çıkar.
Sarkomlar, patolog tarafından mikroskop altında incelenirken derecelendirilir.
Bu “Grade” (derece), tümörün agresiflik seviyesini ve yayılma riskini belirler.
• Düşük dereceli (Grade 1):
Yavaş seyirli, metastaz potansiyeli düşüktür.
• Orta dereceli (Grade 2):
Hücrelerde düzensizlik artar, büyüme hızlanır.
• Yüksek dereceli (Grade 3):
Saldırgan seyirlidir, erken metastaz yapabilir.
Tümörün derecesi, uygulanacak cerrahi genişliğini ve kemoterapi ihtiyacını doğrudan etkiler.
Yüksek dereceli sarkomlarda kemoterapi ve radyoterapi genellikle tedaviye dahil edilir.
Son yıllarda gelişen teknoloji ve cerrahi deneyim sayesinde, eskiden uzuv kaybına yol açan birçok kötü huylu kemik tümörü artık ekstremite koruyucu cerrahi ile tedavi edilebilmektedir.
• Tümörlü kemik ve komşu eklem geniş rezeksiyonla çıkarılır.
• Çıkarılan bölge protez, allogreft veya biyolojik rekonstrüksiyon yöntemleriyle onarılır.
• Günümüzde kemik sarkomlarının %95’inde uzuv kurtarıcı cerrahi mümkündür.
• Amputasyon (uzvun kesilmesi) artık çok nadir uygulanır.
Eğer size amputasyon önerildiyse, ikinci bir ortopedik onkoloji görüşü almak faydalı olabilir.
• Tümör rezeksiyon protezleri
• Kişiye özel implantlar (3D planlama)
• Damarlı fibula transferi (biyolojik onarım)
• Allogreftler (kadavra kemiği)
BT ve MR teknolojilerindeki ilerlemeler sayesinde cerrahi planlama artık çok daha hassas yapılabilmektedir.
İyi huylu kemik tümörleri genellikle daha basit ve koruyucu ameliyatlarla tedavi edilir.
Amputasyon neredeyse hiç gerekmez.
Sık kullanılan yöntemler:
• Küretaj: Tümörün içinin kazınarak temizlenmesi
• Yüksek hızlı burr uygulaması: Mikroskobik kalıntıların temizlenmesi
• Kriyocerrahi (Likit nitrojen): Tümör kavitesinin dondurularak geride kalan hücrelerin yok edilmesi
• Kemik çimentosu (Metilmetakrilat) veya kemik grefti ile kavitenin doldurulması
Bu yöntemler, nüks riskini azaltır ve kemiğin dayanıklılığını artırır.
Kötü huylu kemik tümörlerinde amaç tümörlü dokunun geniş sınırlarla çıkarılması ve ekstremiteyi korumaktır.
Rezeksiyon sonrası kemik ve eklem boşluğu rekonstrüksiyon ile yeniden yapılandırılır.
• Erken dönemde hastalar hızla iyileşir, kemoterapiye geçiş yapılabilir.
• Amputasyon sadece tümörün damar-sinir yapısına çok yakın olduğu veya uzuvun işlevsiz kalacağı durumlarda uygulanır.
Kemiğe metastaz yapan kanserler de cerrahi olarak tedavi edilebilir.
Aşağıdaki durumlarda cerrahi önerilir:
• Kırık riski varsa
• Kırık oluşmuşsa
• Damar-sinir basısı oluşturan büyük kitle varsa
• Tek bölgeye sınırlı metastaz varsa
Cerrahi uygun değilse, radyoterapi ile ağrı kontrolü ve lokal kontrol sağlanabilir.
Gerektiğinde plak, vida, çivi veya tümör rezeksiyon protezleri kullanılır.
Kemik ve yumuşak doku tümörleri, nadir görülmelerine rağmen erken tanı konulduğunda tedavi edilebilir hastalıklardır. Doğru tanı, ortopedik onkoloji, patoloji, onkoloji ve radyoloji ekiplerinin iş birliğiyle mümkündür.
Düzenli kontroller, doğru cerrahi planlama ve kişiye özel tedavi stratejileri ile birçok kemik tümörü artık uzuv kaybı olmadan başarıyla tedavi edilebilmektedir.
Ortopedik onkoloji alanında uzmanlaşmış Doç. Dr. Osman Civan ve ekibi tarafından iyi huylu ya da kötü huylu (sarkom) kemik tümörü olan hastalarının tanısı, tedavisi, hastaya özel tedavilerle; gerektiğinde de biyolojik rekonstrüksiyon ya da tümör protezi uygulanması ameliyatları başarılı bir şekilde yapılmaktadır.